28 Aralık 2011 Çarşamba
24 Aralık 2011 Cumartesi
23 Aralık 2011 Cuma
Osmanlının başkenti Bursa'da Müslüman bir kişi,
> eskilerin Yahudilik Çarşısı denilen bugünkü Arap Şükrü
> Sokağı'nın girişine
> bir çeşme yaptırır.
> Çeşmenin başına da bir kitabe yazdırtır:
> "Bu çeşmenin suyu her kula helâl, Müslüman'a haram"
> Osmanlının başşehrinde bir çeşme ve bu çeşmenin başında da
> böylesi bir yazı...
> Çeşmeden çok kitabede yazılanlar, kısa sürede yayılır bütün Bursa'ya.
> Bir dedikodu bir dedikodu ki alır gider başını.
> Bursa'nın Müslüman ahalisi hop oturur hop kalkar bu nasıl
> fitnedir diye...
> Ahali, dayanamaz varır kadıya. Şikâyet üstüne şikâyet...
> Kadı, şikâyetler karşısında hayrat sahibi adamı yaka paça yakalatır;
> getirtir huzura.
> Vatandaş memnun. Mahkeme salonu dolar tıklım tıklım. Kadı, sorar:
> "Bu nasıl fitnedir, dini İslam, ahalisi Müslüman olan koca devlette,
> sen kalk hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu
> Müslüman'a haram et!
> Olacak iş midir? Nasıl anlayıştır? Nasıl mantıktır? Nasıl
> izandır? Aklını
> mı yitirdin!
> Hayrat sahibi adam, bozmaz istifini; gayet sakin:
> "Müsaade buyurun" der. Sebebi vardır, delili vardır, ispatı vardır."
> Kadı hiddetlenir: "Ne delili, ne ispatı! Her şey apaçık ortada
> değil mi?
> Sen fitne çıkardın! Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın! Nifak soktun
> topluma, vaciptir katlin!", der.
> Der demesine de bir yandan da merak eder nedir delili? Nasıl
> olur bu kadar
> aleni yapılan işin delili?İspatı? Sorar hayrat sahibi adama:
> "Nedir gerekçen, delilin, ispatın, her neyse?"
> Hayrat sahibi adam:
> "Bir Sultan´a söylerim, başkasına diyemem", diye cevap verince, yine
> karışır ortalık.
> Dinleyenlerde homurdanmalar. Kadı kararsız...
> Söz bu ya, kulaktan kulağa ulaşır Sultan'a.
> Sultan öncesini de bildiği bu olaydan dolayı zaten bir hayli
> kızgındır:"Tez elden getirilsin bu gafil huzuruma!", diye emir verir.
> Hayrat sahibi adam yaka paça götürülür Sultan'ın huzuruna.
> Sultan; esmer, orta boylu, geniş omuzlu, sol yanağında kapanmış
> bir yaranın
> izi olan şakakları kırlaşmış orta yaşlı bu adama hiddetle bakar:
> "De bakalım ne diyeceksen bre gafil!
> Bu nasıl iştir ki, hem çeşme yaptırırsın hayır işlersin
> hem suyunu her kula helâl, bir tek Müslüman'a haram edersin"
> Adam, kaldırır başını padişahın gözlerine bakar:
> " Sağlam delilim vardır Sultan'ım, lâkin ispat ister.",der.
> "Sağlam delil mi? Nedir delilin, neyi ispatlayacaksın?
> " Müsaade ederseniz"
> " Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin, ya ispatlayamazsan!"
> "O zaman vereceğiniz hükme kıldan incedir boynum, Sultanım"
> "Peki, göster delilini, ispatla bakayım!
> "Sultan'ım, ispat için sizden arzım olacak, yerine getirilmesini
> isterim.Sultan, la havle çeker ya yine de: "peki, de bakayım!",der.
> "Sultan'ım her hangi bir havradan rastgele bir hahamı sebepsiz,
> izahsızyaka paça tutuklatın.
> Dediği yapılır adamın. Bir anda karışır ortalık... Azınlıklarda
> bir telaş,
> bir öfke ki sormayın.
> Başta Museviler, "Ne oluyor, din adamımız ne yaptı ki
> tutuklanır. Bu ne
> zulümdür!
> Biz kefiliz kendisine. Ne gerekirse söyleyin yapalım. O, masumdur;
> gerekirse kefalet öderiz..."
> Toplantılar, gösteriler, mektup üstüne mektup... Ardı arkası kesilmez.
>
> Bir hafta sonra hayrat sahibi adam çıkar Sultan'ın huzuruna:
> "Sultan'ım, hahamı artık bırakmak zamanıdır", der ve haham bırakılır.
> Azınlıklar mutlu... Sultan'a teşekkürler, hediyeler...
> Hayrat sahibi adam, Sultan'a:
> "Aynı tutuklatmayı herhangi bir kiliseden bir papaz için yaptırınız,
> Sultan'ım", der.
> Padişah, yine la havle çeker ya. Sonucu o da merak etmektedir.
> "Peki", der.
> Aynı işlem, aynı usulle bugünkü Karaağaç mahallesinde bulunan
> bir kilisenin
> papazı için de uygulanır. Papaz tutuklanarak atılır zindana.
> Tepkiler had safhada. Galeyana gelir Bursa'daki azınlıklar.
> Bursa'da olduğu kadar civar şehirlerde de gösteriler yapılır.
> Hatta Bizans elçisi ile birlikte birkaç ülkenin elçisi de girer
> devreye.Nasıl olur, sorgusuz sualsiz, suçsuz günahsız biri hangi
> gerekçeyle içeri
> atılır, diye.
> Dolunca haftası o da serbest bırakılır. Mutluluk ve sevinç
> gösterileri bir
> kat daha artar.
> Teşekkürler, şükranlar...
> Levantenler, din adamlarına kavuşmanın mutluluğu ile daha sıkı
> sarılırlarbirbirlerine.
> Padişah, çağırır hayrat sahibi zatı huzuruna: "tamam mı?" der.
> Adam:"Sultan'ım son bir arzım var; sonra hüküm zamanıdır!"
> "Şimdi nedir isteğin?"
> "Efendim başkentimiz Bursa'nın
> sevilen, sözü en çok dinlenilen, itimat edilen âlimini alınız
> minberindenaynı şekilde"
> Dediği yapılır adamın. Ulu Caminin imamı, vaazının ortasında alınır
> sorgusuz sualsiz...
> Yaka paça götürülür, atılır zindana. Bir Allah"ın kulu çıkıp da
> tek bir
> kelam etmez.
> "Ne oluyor, ne yapıyorsunuz hiç olmasa vaazı bitene kadar
> bekleyeydiniz,"demez.
> Peşinden giden de olmaz, arayan, soran da...
> Bir hafta, geçer aradan: "Nerede bizim imam?" diyen de
> çıkmaz,merak eden de...
> Ulu caminin bu âlim, sözü sohbeti dinlenir imamın yerine sıradan
> bir imam
> atanır.
> Halk halinden memnun...
> Memnun olmakla kalsa iyi âlim imamın ardından başlar bir dedikodu:
> "Biz de onu adam gibi adam bellemiştik, hoca bellemiştik"
> "Kim bilir ne haltlar karıştırdı da tutuklandı..."Vah vah!
> Acırım arkasından kıldığım namazlara..."
> Sultan, seyreder, şaşkınlık ve üzüntü ile bütün bu olup
> biteni... Hayrat
> sahibi adam, gelir huzura:
> "Ey büyük Sultan'ım! İrade buyurunuz lütfen! Böylesi
> Müslümanlara su helâl
> edilir mi?
> Sultan suskun, çağırır zindana attırdığı âlim imamı haleleşmek için.
> ...
>
> Ve yedi yüz yıl geçer aradan.
> Şimdi dönüp bir bakın bakalım bu kadar yıl sonra şu güzelim memlekete:
> BÖYLESİNE HER ŞEYE SUSKUN BU MİLLETE,
> HER KARIŞ TOPRAĞI ŞEHİT KANLARI İLE SULANMIŞ;
> YEDİ İKLİM, YETMİŞ RENK BU GÜZELİM ÜLKE HARAM DEĞİL DE NEDİR?
21 Aralık 2011 Çarşamba
16 Aralık 2011 Cuma
4 Aralık 2011 Pazar
Bir kadının gözünden hayatın renkleri!: Kadın Gülümsemektir!
Bir kadının gözünden hayatın renkleri!: Kadın Gülümsemektir!: Bir kadına her şey yakışır... Bazen kızmak, bazen ağlamak, bazen durgun olmak ve bazen de küsmek... Ama en çok kadına yakışan gülümsemek. Ha...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
