26 Kasım 2011 Cumartesi
Siyolar
Artık,ortalıkta gezinen amatör siyasiler olmayı bırakıp,birbirimize açıkça ne düşündüğümüzü söylesek,ucuz kaygıları bi kenara bıraksak,riyakar olmasak,düşündüğümüzü toplumda söyleyemezken,biri çıkıp dile getirdiğinde, arkasına sığınmasak çıkarlar uğruna...
Rolünü sahnede yap yapabiliyosan;bırak sokak aralarında rol kesmeyi,görüntüye önem veren hiçbi zaman istediği gibi görünemeyecek emin ol..!
Hiç bi zaman;yapaylığa,maddeye,sahteye,iki yüze,bencilliğe,kendine dürüst olmamaya,siyah görünüp beyaz yaşamaya,çift kimliğe..vs. önem verme ki;vicdanlı,hür ve mutlu yaşayasın,emi N...n.
y.ç.27.11.11 05.33
Rolünü sahnede yap yapabiliyosan;bırak sokak aralarında rol kesmeyi,görüntüye önem veren hiçbi zaman istediği gibi görünemeyecek emin ol..!
Hiç bi zaman;yapaylığa,maddeye,sahteye,iki yüze,bencilliğe,kendine dürüst olmamaya,siyah görünüp beyaz yaşamaya,çift kimliğe..vs. önem verme ki;vicdanlı,hür ve mutlu yaşayasın,emi N...n.
y.ç.27.11.11 05.33
23 Kasım 2011 Çarşamba
17 Kasım 2011 Perşembe
11 Kasım 2011 Cuma
DÜNYADA YOK BÖYLE BİR ŞEY…
Mustafa Kemal Atatürk dün bütün Türkiye’de, 73. Ölüm Yıldönümünde anıldı. Bu olaydan söz ederken Anıtkabir’de yapılan göstermelik protokol törenini değil, milletin içinden gelerek düzenlediği sessiz ve gösterişsiz törenleri kastediyorum.
Dünyanın hangi ülkesinde bir devlet adamı veya herhangi bir kimse, 73 yıl sonra böyle anılır?
Bunun ikinci bir örneği var mıdır?
İşte onun döneminin devlet başkanları Hitler, Stalin, Franco.
Şimdi lanetle anılan, eli kanlı üç diktatör.
Atatürk’e gerek hayatta iken ve gerekse ölümünden sonra nice çamurlar atmaya kalkıştılar. Hayatta iken atılan çamurlar öyle açıktan atılamazdı. Ölümünden sonra yoğunlaştı. Bu süreç günümüzde de hızla sürüyor.
Ne yalanlar attılar, ne sapıklıklar yaptılar.
Gün geldi, iktidarı da arkalarına alıp yalan ve iftira sürecini iyice hızlandırdılar.
Atatürk diktatördü!
İstiklal Mahkemeleri cellatların elinde idi. Sanığı önce idam edip sonra savunmasını isterdi!
Atatürk dinsizdi!
Türk milleti bunlar gibi binlerce yalanla kandırılmak istendi.
İnsanların gözlerine baka baka, hiç utanıp sıkılmadan nice yalanlar söylediler. Her dakika Allah, peygamber, din, iman diyen bu soysuzların ağzından nice iftiralar fışkırdı…
Ve günümüzde bile fışkırıyor.
Atatürk’ü sevmek zorunda değiller. Ama bu Müslümanlık tüccarlarının, entel liboş, yalaka yandaş takımının böyle pervasızca yalan söylemesi inanılır gibi değil.
Bunlarda ne Allah korkusu var, ne de kuldan utanma duygusu.
XXX
Türk milleti bu sahtekarlara dün bir kez daha sessizce yanıt verdi.
Caddelerde araçlar durdu, insanlar kaldırımlarda kendiliğinden saygı duruşuna geçti.
Evet, dünya tarihinde bir ilk yaşıyoruz. Bir devlet adamı, ölümünün 73. yılında bile her yaştan, her kesimden insanlar tarafından böylesine bir sevgi seliyle anılıyor.
Muhteşem bir şeydir, dünyada eşi benzeri olmayan bir hadisedir.
Demek ki bu sevgi seli iktidarlarla falan değişmiyor!
Demek ki Cumhuriyet bayramı törenlerini bile iptal edenlerin yüreği, o sevgiyi milletin gönlünden söküp atmaya yetmiyor.
Işıklar içinde yatsın.
11.11.2011
Dünyanın hangi ülkesinde bir devlet adamı veya herhangi bir kimse, 73 yıl sonra böyle anılır?
Bunun ikinci bir örneği var mıdır?
İşte onun döneminin devlet başkanları Hitler, Stalin, Franco.
Şimdi lanetle anılan, eli kanlı üç diktatör.
Atatürk’e gerek hayatta iken ve gerekse ölümünden sonra nice çamurlar atmaya kalkıştılar. Hayatta iken atılan çamurlar öyle açıktan atılamazdı. Ölümünden sonra yoğunlaştı. Bu süreç günümüzde de hızla sürüyor.
Ne yalanlar attılar, ne sapıklıklar yaptılar.
Gün geldi, iktidarı da arkalarına alıp yalan ve iftira sürecini iyice hızlandırdılar.
Atatürk diktatördü!
İstiklal Mahkemeleri cellatların elinde idi. Sanığı önce idam edip sonra savunmasını isterdi!
Atatürk dinsizdi!
Türk milleti bunlar gibi binlerce yalanla kandırılmak istendi.
İnsanların gözlerine baka baka, hiç utanıp sıkılmadan nice yalanlar söylediler. Her dakika Allah, peygamber, din, iman diyen bu soysuzların ağzından nice iftiralar fışkırdı…
Ve günümüzde bile fışkırıyor.
Atatürk’ü sevmek zorunda değiller. Ama bu Müslümanlık tüccarlarının, entel liboş, yalaka yandaş takımının böyle pervasızca yalan söylemesi inanılır gibi değil.
Bunlarda ne Allah korkusu var, ne de kuldan utanma duygusu.
XXX
Türk milleti bu sahtekarlara dün bir kez daha sessizce yanıt verdi.
Caddelerde araçlar durdu, insanlar kaldırımlarda kendiliğinden saygı duruşuna geçti.
Evet, dünya tarihinde bir ilk yaşıyoruz. Bir devlet adamı, ölümünün 73. yılında bile her yaştan, her kesimden insanlar tarafından böylesine bir sevgi seliyle anılıyor.
Muhteşem bir şeydir, dünyada eşi benzeri olmayan bir hadisedir.
Demek ki bu sevgi seli iktidarlarla falan değişmiyor!
Demek ki Cumhuriyet bayramı törenlerini bile iptal edenlerin yüreği, o sevgiyi milletin gönlünden söküp atmaya yetmiyor.
Işıklar içinde yatsın.
11.11.2011
Yolun Neresindeyim?: Neye ağladım en çok bilmiyorum
Yolun Neresindeyim?: Neye ağladım en çok bilmiyorum: Onun adı Atsushi Miyazaki! Deprem bölgesi ülkesinden kalkıp bizim için yardıma koştu. Bak biz ona nasıl teşekkür ettik. ...
9 Kasım 2011 Çarşamba
3 Kasım 2011 Perşembe
Çido ツ: Evladın var mı? Daha önemlisi vicdanın var mı?.......
Çido ツ: Evladın var mı? Daha önemlisi vicdanın var mı?.......: Doktorun bana; 'tebrikler, anne olacaksınız' dediği günü hiç unutamıyorum. Hayatımın miladı gibiydi. Yüreğimi verdiğim adamdan bir parça büt...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


